Bakan Mehmet Şimşek, Google, Microsoft ve Apple gibi devleri Türkiye’ye davet etti. İstanbul Finans Merkezi’nde hizmet merkezi kuran şirketlere 20 yıl kurumlar vergisi muafiyeti sağlanacak.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel teknoloji devlerine yönelik stratejik bir çağrıda bulunarak Türkiye’nin bölgesel bir yönetim ve hizmet merkezi haline gelmesi için yeni teşvik paketlerini açıkladı.
Google, Microsoft ve Apple gibi dünya devlerinin Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar gibi geniş bir coğrafyayı Türkiye üzerinden yönetmelerini hedeflediklerini belirten Şimşek, bu amaçla İstanbul Finans Merkezi (İFM) bünyesinde faaliyet gösterecek şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisini sıfırlama taahhüdünde bulundu. Bu adım, Türkiye’yi sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda küresel bir finans ve teknoloji üssü konumuna getirmeyi amaçlıyor.
Bölgesel Yönetim Merkezi Hedefi: Balkanlar’dan Orta Doğu’ya Türkiye Rotası
Bakan Şimşek, TRT Haber canlı yayınında yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin stratejik konumuna ve güçlü altyapısına dikkat çekerek, büyük şirketlerin operasyonel yüklerini bu bölgeye kaydırmaları gerektiğini vurguladı. Bakan Şimşek, “Google, Microsoft, Apple gibi küresel firmalar faaliyet merkezlerini Türkiye’ye taşısınlar diyoruz.
Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar’ı Türkiye’den yönetsinler istiyoruz.” ifadelerini kullanarak, bu bölgelerdeki operasyonların merkezi olarak Türkiye’nin sunduğu lojistik ve ekonomik avantajlara işaret etti.

Bu çağrı yalnızca teknoloji devlerini değil, aynı zamanda biyoteknoloji ve ilaç sanayisi gibi yüksek katma değerli sektörleri de kapsıyor. Türkiye’nin genç nüfusu ve dijitalleşme hızı, küresel şirketlerin bu coğrafyadaki operasyonlarını yönetmek için ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü sağlama potansiyeline sahip.
20 Yıl Boyunca Sıfır Vergi: İstanbul Finans Merkezi Avantajı
Şirketlerin Türkiye’ye gelmesi için sunulan en somut teşvik, vergi muafiyeti tarafında şekilleniyor. Bakan Şimşek, İstanbul Finans Merkezi’nde hizmet merkezi kuran ve gelirlerinin yüzde 80’ini yurt dışından elde eden şirketler için kurumlar vergisinin 20 yıl boyunca sıfırlanacağını açıkladı. Bu, dünya genelinde sunulan en iddialı vergi teşviklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İFM dışında faaliyet gösterecek şirketler için de avantajlar devam ediyor. Bakanlığın planlamasına göre, bu kriterleri sağlayan ancak İFM dışındaki bölgelerde yer alan şirketler için de yüzde 95 oranında bir vergi indirimi uygulanıyor. Bu stratejiyle Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin katı bürokratik süreçlerinden ve yüksek vergi oranlarından kaçmak isteyen küresel devler için cazip bir liman olma özelliği taşıyor.
HIT-30 Programı ve Veri Merkezi Teşvikleri
Ekonomi yönetiminin teknoloji hamlesi sadece yönetim merkezleriyle sınırlı kalmıyor. “HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı” kapsamında veri merkezleri ve yapay zeka altyapıları için de milyarlarca dolarlık destek paketleri devreye giriyor. Özellikle 30 MW ve üzeri kapasiteye sahip, yapay zeka donanımlarıyla uyumlu veri merkezleri için 1,5 milyar dolarlık bir destek bütçesi ayrılmış durumda.
Bu yatırımlarda KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti ve enerji desteği gibi ek avantajlar da yatırımcılara sunuluyor.
Küresel Rekabette Türkiye’nin Konumu ve Rakipler
Türkiye’nin bu hamlesi, bölgesel rakipleriyle olan rekabetini de kızıştırıyor. Şu anda Google, Microsoft ve Apple gibi devlerin bölge yönetimleri genellikle İrlanda, Hollanda veya Birleşik Arap Emirlikleri (Dubai) gibi merkezlerde yoğunlaşıyor.
Özellikle İrlanda, düşük vergi politikasıyla yıllardır bu şirketlerin Avrupa ve Orta Doğu merkezi konumunda bulunuyor. Ancak Avrupa Komisyonu’nun Apple gibi devlere yönelik geçmişteki vergi cezaları ve artan regülasyonlar, şirketleri yeni alternatifler aramaya itiyor.
Dubai ise Orta Doğu ve Kuzey Afrika operasyonları için güçlü bir rakip olarak öne çıkıyor. Türkiye; Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasındaki coğrafi konumu, geniş iç pazarı ve Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği ilişkisi sayesinde bu rakiplerine karşı farklı bir avantaj seti sunuyor. Özellikle Orta Asya ve Balkanlar’daki kültürel ve ekonomik bağlar, Türkiye’yi bu bölgelerin yönetimi için daha doğal bir aday haline getiriyor.
Yerli Teknoloji Ekosistemi ve Yan Sanayi
Bu düzeydeki küresel şirketlerin Türkiye’ye gelmesi, sadece vergi geliri değil, aynı zamanda yerli yazılım ve donanım ekosistemi için de büyük bir ivme anlamına geliyor. Microsoft veya Google gibi şirketlerin bölgesel merkezlerinin Türkiye’de olması, yerli start-up’ların bu devlerle daha yakın çalışmasını ve teknoloji transferinin hızlanmasını sağlayabilir.
Ayrıca, veri merkezi yatırımlarıyla birlikte Türkiye’nin fiber altyapısı ve enerji şebekesi de modernizasyon sürecine girerek genel bir kalkınma modeli oluşturuyor.






